Dörtyol Özel Seçkin Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi (ÖZEL EĞİTİMİN TARİHÇESİ )  ÖZEL EĞİTİMİN TARİHÇESİ


Özel gereksinimli çocuklara yönelik tutum ve davranışlara ilişkin tarihsel bilgiler antik çağlara kadar dayanmaktadır. Antik çağlarda, özel gereksinimli çocukların istismar edildiği veya öldürüldükleri görülmektedir. Bunun üç temel nedeni bulunmaktadır:

FAYDACILIK İLKESİ: Özel gereksinimli çocuklar ilkel toplumlarda “sorumluluk” anlamına gelmiştir. Sürekli olarak topluma bağımlı olarak kalacakları ve başkalarının yardımına ihtiyaç duyacakları düşünülmüştür.

TOPLUMSAL DEĞER SİSTEMİ: MÖ 355’te yaşamış Aristo’nun “mükemmel olmayan hiçbir şeyin gelişmesine izin vermeyin” düşüncesinden etkilenilmiştir. Yunan ve Roma kültürlerinde güzellik, güç ve zeka desteklenmiş ve bunların dışındakiler dışlanmıştır.

TOPLUMSAL DEĞER SİSTEMİ: Ağır derecede özürlü çocukların öldürüldüğü, terk edildiği, köle olarak satıldığı ve dilendirildiği bildirilmiştir.Alanyazında özürlü çocukların zengin ve soylu kişileri eğlendirmek için soytarı olarak kullanıldıklarına ilişkin bilgilere de rastlanmıştır.

DOĞAÜSTÜ GÜÇLERE OLAN İNANÇ: Özel gereksinimli çocukların ailelerinin Tanrı tarafından cezalandırıldığına inanılırdı. Engelli çocukların cinleri olduğu ve bu cinleri kovmak için çocukları dövmek ve hatta öldürmek gerektiğine inanılırdı. İlken toplumlarda özel gereksinimli çocukların çöl yada dağlarda ölüme terk edildiği, ölüme terk edildiklerine ilişkin kaynaklara rastlanmaktadır.

DİN FAKTÖRÜ

Özel gereksinimli bireylere karşı takınılan olumsuz tutum Hiristiyan ve İslam dinlerinin gelişmesiyle değişmeye başlamıştır. Koruyucu ve merhametli bir tutum gelişmiş ve din kurumları özel gereksinimli bireyler için barınma, beslenme ve sağlık bakım yurtları açmışlardır.

ÖZEL EĞİTİME İLİŞKİN YAPILAN İLK ÇALIŞMALAR:

M.Ö. IV. Yüzyılda Anadolu uygarlığında Kayseri civarında Aziz Basilin ilk körler hastanesini açmıştır. Daha sonra Mısır ve Suriye’de benzer çalışmalara rastlanmıştır. 18. ve 19. yüzyılda bilim ve felsefe alanındaki gelişmeler bu konuya duyulan ilginin artmasına neden olmuştur. Fransa başta olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinde özürlüler için okullar açılmaya başlanmıştır.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ: Amerika Birleşik Devletleri özel eğitimde bugünkü durumuna gelebilmek için bir çok aşamadan geçmiştir.

Birinci Devre: Özel gereksinimli çocukların tedavi edileceği ve iyileştirileceği inancı hakim olmuştur. Bu dönemde bu çocuklar tımarhane ve hastanelere kapatılmışlardır.

İkinci Devre; ( 19. yüzyılın sonu) Özel gereksinimli çocukların normal gelişim gösteren çocuklarla ayrılması inancı hakim olmuştur.Özel gereksinimli çocuklar için okular ve enstitüler açılmıştır.

Üçüncü Devre; (19.yy. sonu) . Özel gereksinimli çocuklar için normal okullar bünyesinde özel sınıflar açılmıştır. Başlangıçta heterojen gruplar açılırken daha sonra bu gruplar giderek homojen hale gelmiştir.

Dördüncü devre; ( 20 yüzyılın başı). Bu devrede eğitime halkın katılımı sağlanmıştır. 1930’da Beyaz Saray’da “Sakat Çocuklar Konferansı” düzenlenmiş ve özel eğitim alanı devlet politikası halinde ele alınmaya başlanmıştır. Özel gereksinimli çocukların anne-babaları birleşerek politikalar üzerinde etkili olmaya başlamıştır.

Beşinci Devre; (1950 ). Yatılı kurumlar kapatılmıştır. Disiplinler arası çalışmalar başlatılmış ve farklı mesleklerden bireyler özel eğitim alanında birlikte çalışmaya başlamışlardır. 1977 yılında PL 94-142 yasası çıkarılmış ve özel eğitim hizmetleri tek bir yasa altıda toplanmıştır. Mevcut yasalar özel gereksinimli çocukların kaynaştırılmış ortamlarda eğitim almalarına olanak sağlamaktadır. Yasalar her çocuğun normal okulda eğitim görmesini öngörmektedir.

TÜRKİYE’DE ÖZEL EĞİTİMİN GELİŞİMİ

1700 yılında mekteplerinde üstünlerle ilk çalışma örneklerine rastlanmıştır. 1889 yılında ticaret mektebi içinde işitme engellilerle ilgili bir bölüm ayrılıştır. Bu okul 30 yıl sonra kapatılmıştır.

1920 - 1930 Yılları

1921 yılında İzmir Alsancak’ta “Sağır- Dilsiz ve Körler” Okulu açılmıştır. 1924 yılında bu okul sağlık bakanlığına devredilmiştir.

1930 - 1950 Yılları

1921 yılında kurulmuş olan okul 1950 yılında Milli Eğitim bakanlığına devredilmiştir. Görme engelliler kısmı 1952 yılında Gazi Eğitim enstitüsüne bağlanmıştır. 1950 yılında Doç.Dr. Mitat Enç tarafında Altı Nokta Körler Eğitim ve Kalkınma Derneği kurulmuştur.

1950 - 1970 Yılları

1955 yılında ilk psikoloji kliniği Rehberli ve Araştırma Merkezi (RAM) kurulmuştur. Yine aynı yıl içinde Ankara’da zihinsel engelliler için sınıf açılmıştır. 1962 yılında özel gereksinimli bireylerin özel eğitim ve öğretim görmelerinin sağlanacağı yasa maddesi ile hükme bağlanmıştır.

1970 - 1980 Yılları

1971 yılında 50 veya daha fazla işçi çalıştıran işverenlerin % 2 oranında özürlü çalıştırması yasal olarak zorunlu tutuldu.1973 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu ile özürlülerin okullara yöneltilmesi, eğitimin hak olduğu ve eğitimin hayat boyu devam etmesi gerektiği vurgulanmıştır.

1980 - 1990 Yılları

1980 yılında Özel Eğitim Rehberlik ve Daire Başkanlığı kurulmuştur.1982 Anayasası’nın 42.maddesinde “Anasayamız, durumları sebebiyle özel eğitime muhtaç çocukları, topluma yararlı kılacak tedbirler alır” denilmektedir.

1990 - 2000 Yılları

1992 yılında Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu birim özel eğitim okulları , özel eğitim sınıfları, rehberlik araştırma merkezleri, meslek okulları ve melek eğitim merkezlerinin programlarını, eğitim araç-gereçlerini hazırlamaktır.

1990 - 2000 Yılları

6 haziran 1997 yılında 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayınlanmış ve özel gereksinimli bireylerin eğitimleri konusundaki esaslar belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren özel eğitim kurumlarının sayıları hızla artmıştır. Özel eğitime gereksimin duyan çocukların özel eğitim okullarında ve kaynaştırma ortamlarında okumalarına ilişkin maddeler getirilmiştir. 

GÜNCEL HABERLER

Web Sitemiz Yayında...





MAKALELER

 * Çocuk Eğitimi ve Çocuğun Ruhsal Yönü
 * 
Engelli bir Kardeşe Sahip Olmak
 * 
Hollandaya HoŞ Geldiniz
 * 
Kitap Okuma
 * 
Matematiği Sevdirmek
 * 
Öz Bakım Becerileri
 * 
Problemli Davranışı Değiştirmek
 * 
Televizyonun Çocuğa Etkileri
 


ANKET
Otizm Hakkında Ne kadar Bilgilisiniz?
Yeteri Kadar Bilgim Var 8
Kulaktan Duyduğum Kadar 1
Fazla değil 3
Hiç Duymadım 0

BestMaster
.....::::: Online Ziyaretçi :1 | Bugün :14 | Bugün Çoğul :49 | Toplam Tekil :13641 | Toplam Çoğul:30834 | İp No :18.232.55.175 :::::.....